December 2011
49 posts
Anonymous asked: temanı nerde bulurum :\
ogrenciyik asked: seni takip edebilrimiyim :)
temurleng asked: şimdi ben seni facebooktan filam ekledim böyle ama tamamen senden hoşlandığımdan. şimdi ben bunu sana niye diyorum. önceleri merhaba dicem, sonra bi iki soru sorucam. sen bi yerden sonra "peki." diye cevap vericeksin anlicam ki neyse beğenmemiş beni. o yüzden uzatmadan direk yazıyorum sana. yazıyorum derken yani o anlamda değil.. yani.. off ne illet ne gudubet bi dilimiz...
deyimyerinde asked: güzel kafan var.
Kadınların En Çok Kullandığı Kelimelerin Anlamları
Peki - Bu kısa ve net kelimeyle aslında çok şey anlatır kadınlar. Sinir, yılmışlık ve bıkkınlık anlamına gelir.
Nasıl İstersen - Aslında kadınlar nasıl isterse öyle olur, yalandır.
Anlıyorum - Hayır, anlamıyorum demektir. Anlamayacakları da kesindir.
Hı Hı - Anlat anlat heyecanlı oluyor demenin kadınca versiyonudur.
Bilmem Ki - Aslında bilirim, hatta sadece ben bilirim ama yine de sen...
yazıyor yazıyor olurbence dediğiniz ne varsa... →
ben evimin kraliçesiyim..
kahve fincanlarımın, uğur böcekli demliğimin ve çiçekli su torbalarımın, kedimin ve O’nun…
dantelli elbisem, kırmızı dudaklarım ve omuzlarıma dökülen kumral saçlarımla kesinlikle bir kraliçeyim.
Wristcutters: A Love Story
Her şeyin sıradışı, aşkın ise sıradan olduğu bir hikaye..
filmdeki en çok sevdiğim replik : “Yalnızca bir önemi yoksa oluyor. Çaba göstermezsen.”
ve o sonda insana yaptığı gülümsetme yok mu :)
“Benim niye hobim yok” dersin. dansa başlarsın, Bir dans edersin, iki dans edersin , üçüncüde sıkılır oturur dans’a bağlanamazsın. şarkılar söyler kargaları kaçırırsın, Gitar alır, çalamazsın. kazak giyer terlersin askılı giyer üşürsün, Olmadı french oje sürersin, sarmaz siler kırmızı oje sürersin, hobiye bağlanamazsın. Göbek yaparsın, Pazartesi diyete başlarsın, bir yemezsin, iki yemezsin,...
çok acıkmış olabilirim. işten çıkmama 1 saat kalmış olabilir. eve giderken 1saat ayakta metrobüste tıklım tıklım gidiyo olabilirim ama bütün bunlara rağmen viski ister misin diye soran patrona selamlar..“önce karnımı sonra cebimi doyurmam gerek? çaktın mı moruk” diyesim var.
Fotoğraf çekmek insanın aklını,gözünü ve yüreğini aynı hizaya getirmesidir.
– Henri C.Bresson
iş arası yazı molası
Hayallerimi sever, Geleceğinin farklı versiyonlarını düşler durur çoğu zaman.Çoğu zaman çoğu zaman da çok gerçekçidir. karmakarışık, karmakarışık olmadığı zamanlarda ise sadece karışık olabilen birisidir. Kitapları sever ama okumayı pek sevmez. dergileri sever.. kimsenin bulamadığı kuytu köşede kalmış şarkıları bulur dinler de dinler… İnternet bağımlısı olmasa da internette zaman geçirmeyi...
Tim Burton demişken..
çok sevdiğiniz bir yönetmenin tüm filmlerini izlemiş olmak her ne kadar gurur verici olsa da, zaman zaman kendimi “tüh ya, keşke hepsini bitirmeseysdim, havada tam Tim Burton kokusu var, oturur izlerdim” derken yakalıyorum.
Geleceğe Dönüş -bu fikri yıllar önce ben bulmuştum...
Arjantinli fotoğrafçı Irina Werning’in çok sevilen Back to the Future/Geleceğe Dönüş projesi. Fikir oldukça basit (bir insanın yıllaaar yıllar önce çekilmiş bir fotoğrafını alıp, aynı kareyi aynı mekanda, aynı giysilerle, aynı insanla tekrar yakalamak) ama uygulaması şahane. Werning’in bir sonraki durağı İstanbul, yani bu nefis projenin bir parçası olmayı düşünürseniz,...
Sabahları baş ağrısı ile uyanmaktan hoşlanmıyorum.
istanbulun sırasından, trafiğinden, kalabalığından, yere tüküren insanından hoşlanmıyorum.
Kırmızı ışıkta geçenlerden hoşlanmıyorum,yeşil ışık yansın diye beklememe boş bakanlardan hiç hoşlanmıyorum.
çay’ı sevmediğimi ıhlamur’u sevdiğimi bi türlü anlayamayanlardan hiç hoşlanmıyorum.
Ağzına kadar dolu gelen kahveden hoşlanmıyorum.
...