January 2011
51 posts
Bu ne güzellik bu ne yüz bu ne kokudur…aklım...
Belediye otobüsünde marka çanta, i-phone ve o...
eski sevgilim aradı, "hala bıraktığın yerdeyim"...
alıntıdır sadece hoşuma gitti (:
‘Birisinin yazdigi kitabi okumaktansa, kendine ic camasir alisini seyretmeyi...
– Andy Warhol (via omuryilmaz)
Hayatımda kimse yok; ama pişman değilim. Çünkü sen aşkı basitleştirenlerden...
– [Bob Marley]
gerçek hayatın masalımsı yanı.
herşey masalımsı,
kavgalar tartışmalar bile,
biz mutluyuz aslında,
en azından öyle olucaz,
aslında kandırıyoruz kendimizi, bu bile masalımsı.
Feridun Düzağaç - Söz Ver →
hadi beni biraz heyecanlandır , yüzüm gülmüyor çoktandır ben kaybetmekten çok korkarım , tüm alışkanlıklar çocukluktandır ♥
İnsanlığın Başına Gelen Onca Olaydan Sonra Tanrı...
"Erkekler güzel kadınları severler; ama kadınlar,...
"Herşey yolunda gitmiyor bazen, ne yaparsan yap...
[Bob Marley]
Rutin hayat bu en büyük girdap Dikkat et sempatik...
Zaytung
-> Yaşı tutmadığı gerekçesiyle bakkaldan alkol satın alamayan ruhsatlı silah sahibi 19 yaşındaki genç, bakkal sahibini vurdu…
Placebo - Meds →
baybiiieeeeeeeeeeee did you forget to take your meds? ♥
yada
diç yu fo’get tu teyk yo’ meds? (:
Bir insanı neden sevdiğiniz sorusuna cevap bulamıyorsanız, Onu gerçekten...
– Paul Auster
110 - Bir Tek Sen →
Ben küçük bir balığım Kıyılarında yüzen Kurtar beni kıyıya yanaşan Gemiler beni ezmeden..
Feridun DÜZAĞAÇ - Cumartesi →
Bugün burda cumartesi,ben senin saçlarını suçlar bakışlarını geveze susuşlarını bile özledim ayrılık bu söyle sende farklı mı zaman? aynı soğuk.. Aynı hazan…bugün orda da Cumartesi mi Sen de beni, ‘benim kadar’ özledin mi?
bugünü sevmem ama bu şarkı sevdiriyo gibi gibi..
kimi zaman bir çocuğum bir müzik kutusu başucumda ve ayımın gözleri saydam kimi zaman gardayım yanımda bavulum yılgın ihtiyar ne zaman bir dosta gitsem evde yoklar…
2010suz gecti 2011likte gecer umarim.
firindakimercimek:
tesekkurler amin.
1 tag
şöyle ki;
mell rrd
ellerinin sıcak suda buruşmasından hoşlanmaz,
tek başına yemek yemeği sevmez. bu yüzden sabahları evde kimsecikler olmadığıdan kahvaltı yapmaktan hoşlanmaz
birinin onun yanlışını ukalaca düzeltmesinden hoşlanmaz.
şunlardan hoşlanır,
çantasını boşaltmaktan, içini temizlemekten ve hepsini yeniden yerleştirmekten,
ılık yağmur eşliğinde dökülen yapraklar arasında ve bunlarla gelen...
Love takes us in strange ways. It’s the language of the blood. It’s neither cold...
– The Agony and the Ecstasy (1965)